Koprulu Kutuphanesi
Tam adi "Johannes Gutenberg" dir.Mainz'da (almanya) 1400 yillarda dunyaya gelmistir.Gutenberg ilk matbayi kurarak bir ilke imza atmistir. tabi yasadigi donem boyunca bunun keyfini sürememiş, hatta sefaletten önce iflas sonra da vefat etmiştir. ilk bastığı kitap incildir. gutenbergin onemi vefat ettikten sonra anlasilmıştır.basmış oldugu kitaplar şu zamanlarda oldukca yuksek fiyatlara satılmaktadir. hatta tek yapragi 100 $ satıldıgını hakkında bilgiler gezinmektedir. gutenberg ile ilgili bizde osmanlica iki onemli kitap çıkmıştır. ilki istanbul'da "Gutenberg ve İhtira-i Fenn-i Tab" 1299 (hicri) miladi ise 1882 yılında basılmıştır. ikinci kitap ise 1311 (hicri) yani 1894 miladi tarihinde "Gutenberg. Fenn-i Tab'ın Mucidi" adıyla izmirde basılmıştır.
cok nadir iki kitaptir, bulunmasi zordur. cogu kimse duyar ama gormez. basıldığı dönemle gutenbergin yaşadığı dönem arasında oldukça uzun bir zaman vardır. gütenberg çok önceleride bilindiği halde neden hakkında bu kadar uzun bir zaman sonra kitap basılmıştır buda ayrı bir tartışma ve araştırma konusudur.
Nazim Hikmet o donemin siyasi olaylari yuzunden bir hic yoluna ulkeden uzaklastirilan yazar, buna kıyaslayarak simdiye bakarsak memlekette nufus sayimlari cabuk biterdi heralde. onun en zor bulunan kitaplarindan bi taneside bu 7 ciltlik butun eserleridir. zor bulunur cunku Sofyada 1967-1972 tarihleri arasinda basilmistir.1. cildinde 1916-1951 tarihleri arasi şiirleri, 2. cildinde 1951-1963 arasindaki şiirleri vardır. 3. cildinde Jakond ile Si-Ya-U-Düz yazılar, 4. clidinde Memleketimden İnsan Manzaraları,5 cildinde Piyesler. 6. cildinde Piyesler, 7 Cildinde Romanlar. 8. cildinde gene Roman, Hikaye ve Yazıları vardır. eşşiz bir yapıttır.
Onceleri zemin kil, tas olmaktan cikmış, papiruse parsomene donustukten sonra, bukulerek saklanmaya baslanmıştı. bükülü haldeyken yanyana ya da ustuste yerlestirilen belgeler, daha sonra kesilip nizama sokulup dikilmeye baslanmıştır. belli bi zaman sonra da ilerde kapak diyecegimiz tahtalarla tutturulmaya baslanmıştır. Bu kalıp bizim bildigimiz kitabın baslangıcı olmustur ayni zamanda. kalıpları saklanmak icin kalıplar sandıklara konuyor kolayca tanısabiliyormus. e hal boyle olunca kitap okuyanlarin sayisi da artmış. daha sonra universiteler tarafindan kutuphane diyecegimiz yerler yapılmış,kutuphanelerde ates yakmak yasak oldugu icin kitaplar pencere kenarlarina yerlestirilmis sira benzeri masaların ustunde zincirli olarak tutuluyormuş. kitap okumak isteyen buraya gelip kitabını okuyormuş. daha sonra bu yol 1600 yilların ortalarında terkedilmiş. artık herkes bildigimiz sekilde kitaba ulasıp okumaya baslamış. Bunları ben demiyorum yapı kredinin 4.kat diye cıkardigi derginin 5. sayisindaki guven turan abi diyor.
Cogumuzun evinde oldugu halde onemini bilmedigimiz kitaplar aslinda. ilk baskılar koleksiyon acisindan degeri oldugu gibi, kitabi okurkende ayri bir zevk vermektedir kanımca. ozellikle cep romanlarını okumak inanin cok daha guzel. orhan veli, orhan kemal, kemal tahir, bunlari her zaman ilk baskılarından okumak gerektigine inaniyorum, sizide buna inandirmaya calisiyorum, kitap toplamayı sevenlerin bence kitapliklarinda raf acması gerekiyor bu baski kitaplar icin. ikinci baskı ve daha sonraki baskılar daima degistirilir, yeni bir seyler eklenir, cıkartılır. ama ilk baskı ilk haliyle sizin elinizde durmaktadir. mumkun oldugunda kitapların ilk baskılarını almaya calisin, en azından bir baslangıc yapın. keyfini almanız umidiyle...